2018  Yaprak Kaymak Özgür  Tüm Hakları Saklıdır

  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon

Tadı Tasarlamak

BERNA ÇOL

12 MAYIS CUMARTESİ
13:30 - 17:30 
Hikaye

Tadı Tasarlamak ın ilhamı, sıcaklığı soğuk renklerin içine yedirmiş bir resimle geldi. Mavinin donukluğu sarının portakal rengine çalan sıcağı ile adeta yumuşuyor; sakin bir canlılığa sahip olan yeşil ile taflan morunun durağanlığı ve akıcılığı ile besleniyordu. Üstelik renkler aynı zamanda bir yandan narin yapıları yaratırken bir yandan da ruhun gölgede kalan yanlarını usulca, ürkütmeden görünür kılıyordu.

 

Benim için bu yaratım sadece görsel bir iç okşamadan ibaret değildi; damağımda da gözümde ve ruhumda bıraktığı gibi tatsal dalgalanmalar bırakıyordu. Misal denizin serin tuzluluğu, narecinyenin asitli tatlığıyla buluştuğunda ya da şekerlenip fermante olan bir orman meyvesi taze kekremsi bir yabani otla buluştuğunda ne olursa işte o oluyordu bu resme baktığımda damağımda... Bu resim bir kere daha anımsattığı TaT ın bir duyumsama olarak sadece damağa hapsedilemez oluşunu; örneğin koklayarak tadılamaz mıydı arı  kovanındaki dolgun akışkan bal ya da işitilmez miydi bir hindistan cevizinin kabuk çıtırtısındaki serinlik? Peki ya bir rengi tatmak istersek baharatlı özünün kokusu ulaşır mıydı damağa? -

 

Bu resmin hisleri bir süre sonra zamanın ritmi ve olayların akışıyla bir baharat havanında karılmaya başlandı, bu kuşkusuz tasarının ve tasarımın değişken akışkanlığının görünür kılınmasıydı, ezilen baharatların kimi zaman yakıcı, kimi zaman ferahlatıcı yağlarının havaya karışmasıyla, bu atölyede şifaen farklı bir tasarıma karıştı: “sade bir halde var olduğumuz halden hizamız şaştığında yine de zihin, kalp ve ruh ila uyum içinde olabilir miyiz? Ya da, elbette olmamız gerekir mi?” soruları ayrı bir tatsal tasarıma alan açtı...

TaT ın varoluşsal çeşitliliği ve esnekliğini keşfetmek ve deneyimlemek hayata nasıl baktığımızla, elimizde olan malzemeyi ne kadar tanıyıp, onu ne kadar keşfetmeye açık olduğumuzla ve eldekiyle hayatı nasıl tatlandırıp, damağa dokunur bir lezzet elde ettiğimizle mümkündür belki de.

 

Bu atölyenin niyetini yaşamın her bir renginin damağın üzerinde nasıl bir etki bıraktığını keşfetmek ve hayata yeni lezzetler tasarlanmanın yollarını düşünmek besliyor.

 

Tadı Tasarlamak a her kim geliyorsa hoş geliyor.

 

Atölye…


 

•Tat• atölyesi serisi, hem tohumupisirmek 'in kişisel yolculuğu hem de Ayurveda eğitimim sırasında Ayurvedanın her bir tadın karakteri ile kurduğu ilişkinin aslında her birimizin hikayesi ile olan bağlantısını heyecanla ve ağzım sulanarak tekrar tekrar farketmemin sonucu tatları, verdikleri hissiyatı ve heyecanımı paylaşmak üzere yaratıldı.

 

Sezgisel pişirmenin yanı sıra, damak ve tat farkınladığından yola çıkmak atölyeyi kurgularken asıl niyetimi oluşturuyor. Dolayısı ile bu atölye tanımlı olmaktan çok sürece, açılan alana ve bu alana gelen her bir damağa teslimiyetle; kendi alanımız ve kendi sürecimizle hep birlikte şekillendireceğimiz bir atölye olmaya niyet ediyor.  

 

Atölye duymak, dinlemek, ifade etmek, paylaşmak ve yaratmaktan oluşan iki ana kısımdan oluşuyor. İlk kısımda tatları ve tatlar üzerinden kendimizi keşfe çıkarken, ikinci kısımda keşfettiklerimizi pişiriyoruz.

 

Ve bu sefer •Tat• atölyesi serisi pişireceğimiz curry (köri) üzerinden tasarımlarımıza bakmaya alan açıyor olacak.

 

tohumupişirmek atölyelerinin süreci, katılımcıların ve o an yaratılan alanın enerjisine göre şekilleniyor. Bu atölyede asıl niyet pişirme pratiğinden önce içe dönerek bedenimiz, duyularımız ve ruhumuzla bir araştırma yapmak ve bunu tat duyumuz ve genel geçer tat algımıza yeniden bakarak yapmak. Tüm bu süreçleri tecrübe ederken, çemberde açtığımız alanda bireysel ve çoklu çalışmak. Ve elbette içerdeki yolculuğumuzu, pişirmek için seçtiğimiz malzemelerle yaratacağımız ve tadacağımız yemeğe taşımak.

 

Katılımcılar için mümkün olduğunca rahat bir atölye süreci geçirmeleri açısından her bir katılımcının rahat kıyafetler, not alacak defter-kağıt ve kalemle gelmelerini; mümkünse yanlarında çemberimizin merkezine koymak için kendileri için manevi açıdan değerli bir obje getirmelerini rica ediyorum.

 

Atölye katılımcı listesi kesinleştikten sonra katılımcılara atölyemiz ile ilgili detaylı bilgileri mail yoluyla iletiyorum.

Atölye Katkı Payı

 

Tadı Tasarlamak sezgisel ye-mek atölyesi için zaman-emek-malzeme üzerinden hissettiğim adil ve dengeli paylaşım bedeli 220 tl + KDV olarak belirdi.

 

Atölyede size açılan alanda yerinizi almak için kesin kayıt yaptırmanızı rica ediyorum ve ön (kesin) kayıt ücreti olan 80 tl'yi sizlere ileteceğim hesap numarasına en geç 10 Mayıs Perşembe sabahına kadar transfer etmenizi rica ediyorum.

 

Şayet katılımınızı iptal ederseniz atölyemiz için malzeme tedariği, gerekli ön hazırlıklar, zaman ve ulaşım harcamalarım açısından ön-kayıt bedelini sizlere iade edemiyorum.

 

Şayet kayıt yaptırdığınız halde atölye iptal edilirse, yapmış olduğunuz ön-ödemeyi hesabınıza iade ediyorum.

 

Atölye ile ilgili aklınıza takılan herhangi bir şey olursa benimle iletişime geçmekte lütfen rahat hissedin...

Ücret: 220TL + KDV

Kayıt için : tohumupisirmek@gmail.com

Berna Çol

Ankara'da yemek pişirmenin ritüel sayıldığı, damak tadına düşkün bir ailenin içine doğdum. Öyle ki, mutfağımız sabah gün doğmadan bizimle uyanır, bizlerle birlikte uykuya dalardı. Yetişkinliğime kadar yeme benim için hem gözümü ve midemi doyurmak için tutkuyla gerçekleştirdiğim bir eylem hem de kokuları ve tadları keşfe çıktığım bir oyun alanıydı. Ünivesitede siyaset bilimi ve gıda politikaları üzerine akademik kariyer yaparken dünyayı bilim kadını olarak değiştiremeyeceğime karar verdim. Şüphesiz bu kararımda bir filmin esas kızının söylemiş olduğu “Dünyayı hukuk okuyarak değil, yemek pişirerek değiştirebileceğimi anladım” repliğinin kalbimce işitilmesinin de payı vardı. O gün bugündür hem kendimi hem de yemeği umutla pişiriyorum. Malzemelerimi kendi içime küçük dokunuşlarla lezzetli yolculuklara çıkmak için özenle seçiyorum. Yolculuğumu ve malzemelerin sihirli dokunuşlarını meraklı damaklar, açık kalplerle paylaşmaktan büyük keyif alıyorum. 

Mutfakla yakından ilgili olduğunu düşündüğüm ekoloji, gıda toplulukları ve hareketleri, yemek sosyolojisi, topluluk oluşturma ve kolaylaştırıcılık pratikleri, kadın çemberleri ve çeşitli şifa yöntemleri ile ilgileniyor, eğitimler alıyor ve paylaşıyorum; çeşitli topluluk ve hareketlerin içinde aktif olarak yer alıyor; ilgi alanlarımı tezgahıma taşıyorum.

 

Yemeğin sihrini paylaştığım “Tohumu Pişirmek” serüvenime tadlar, hikayeler ve kalpten paylaşımlarla devam ediyorum. Bütün bunların ötesinde, derinden hissettiğim, büyük değişimlerin değil; kimi zaman da minik ve saklı lezzetlerin yolculuğumuzun amacı olduğudur.