2018  Yaprak Kaymak Özgür  Tüm Hakları Saklıdır

  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon

Eski ve Yeni Yaprak'lar

16/12/2018

 

Vizyon panosuna dair yazdığım bir önceki yazımda bahsetmiştim, 2018 yılı vizyonumu hazırlarken eski fotoğraflarımı koymuştum panoma, bedenimle yeniden bağlantı kurmaya ve eski halime geri dönmeye dair bir niyetim, bir hedefim vardı...

 

Bunun nasıl bir yolculuk olacağını tahmin etmek mümkün değil aslında… İnsanın bedenindeki değişim ruhundan bağımsız değil. Tabii ki bedenimle olan sağlıksız ilişkimin, hatta ilişkisizliğimin psikolojik bir alt yapısı olduğunu, bunu değiştirmeden değişemeyeceğini her zaman biliyordum.... (Ne de olsa uzmanlık alanımdı bu değil mi?)  O yüzdendi ki bu değişim sürecinin olabilmesi için ruhen, fiziken ve zihnen hazır olmam gerekiyordu...

 

O yüzdendi ki bir yerden başlama cesareti bile yıllar aldı… 

 

Ve gözden kaçırdığım bir nokta daha vardı, zihnen-ruhen-bedenen kıvama gelmek işin başlangıç noktasıydı yalnızca… Bedenle kurulan her ilişki beraberinde ilişki kurulmayan onca yılın yükünü, yasını ve değişimin yürek hoplatan yönlerini, yani gölgeleri de beraberinde getiriyordu…

 

Bugün yakınlarımdan, uzundur beni tanıyanlardan sıklıkla eski Yaprak olmuşsun dediklerini duyuyorum. Tam da bunu hayal etmiyor muydum? Oysa eski Yaprak kimdi? Fiziken bugün yeniden benzediğim geçmişimle şu anda olduğum kişi arasında nasıl bir bağ var?

 

Bir bakmışım bedenimdeki ağırlıkları, beni çevreleyen miadını doldurmuş koruma kalkanlarını bir bir atarken geçmişe doğru bir yolculuğa çıkmışım eski benler arasında…

 

Geçmişin bedenini, kıyafetlerini, kimliğini yeniden giymek… Tıpkı tavan arasındaki sandığı açmak gibi anılar hafif rutubetli kokuları ile üşüşüveriyor benliğime. O günkü yaslar bugünkülere karışıyor ve aradan geçen zamana dair yeni yasların kapıları açılıyor…

 

Kutlamalar derseniz, tabii ki güzel yönleri de var geçmişi ziyaret etmenin ancak ruhun dehlizlerinde gölgelikleri bulmak hep daha kolay değil mi ki?

 

Velhasıl eski benlere, oradan da yeniden kendini var etmeye yolculuk tıpkı bir labirentin içinde yürümek gibi, öyle hemen çabucak çıkmak mümkün değil. İçindeki müzede dolaşıyorsun biraz, ziyaret ediyorsun duyguları, biraz misafir oluyorsun onlara….

 

Önce tutulmamış yasları tutuyorsun birer birer, bir yandan da eski - yeni heyecanlara sarılıyorsun…. Bi süre çılgınca gidip geliyorsun hasretle kavuştuğun, ya da yeniden oluşturduğun yeni kimliklerinle sana ait olan ancak artık hizmet etmeyen eski benliklerin arasında… Ancak ondan sonra duruluyor sular ve görüyorsun ki eski yenilenmiş, yeniyse eskimeye başlamış bile…

 

 

 

 

 

 


 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Son Yazılarım
Please reload