2018  Yaprak Kaymak Özgür  Tüm Hakları Saklıdır

  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon

1 Yaşına Girerken Yapika'dan ve Bahçesinden Öğrendiklerim

18/11/2018

Yapika bugün 1. Yılını dolduruyor, geri dönüp bakınca bir günü bir gününe benzemeyen bir yıl geride kalmış… Benim gözümde Yapika’nın şekillenmesi de, hayallerin ve umutların hayat bulması da zaman alıcı şeylermiş… Bu süreçte Yapika’nın bahçesi bana ayna oldu ve aslında devam etme cesareti verdi.

 

   

Yapika’nın mekanını ilk tutuğumda bahçesi benim için çok büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Şehirli bir çocuk olarak daha yeni son yıllarda doğayla temasım arttı ve bu beni çok heyecanlandırıyor. Yapika’nın da çok büyük sayılmayacak bir bahçesi var. Bu benim için müthiş bir oyun alanı demekti pek sevindim… Burayı öğrenme ve deneme mekanı olarak gördüm. Yolda öğrenmem gereken çok şey varmış oysa ki…

 

Bu bir yıl içinde bahçeyi 3 kez sıfırdan tekrar ekip dikmem gerekti, sonuncusu da aslında  bu haftalarda gerçekleşiyor. İlk başta çok naiftim, sevdiğim ne varsa, eş dost katkısıyla gelen ne varsa hepsini ektim ve öyle kalacağını umdum… Oysa ki bahçemi hiç tanımdan yapmıştım bunları… Meğersem benim bahçemi çok seven kediler varmış, hatta bir kısmının yavrulamak için jenerasyonlar boyu seçtiği bir mekanmış bu bahçe – daha önce  bahçe pek kullanılmadığı için evleri bellemişler – Kediler iyiler tatlılar hatta ama hem eski geçiş yerleri olduğu için bitkilerin üzerlerine atlayıp kırılmalarına, yaralanmalarına neden oldular hem de yıllar boyu tuvalet olarak kullandıkları toprağı aynen öyle kullanmaya devam etmek istediler, bu da çiçeklere pek iyi gelmedi… Bu süreçte çiçekler biraz zarar gördü, tam da o dönemde ben uzunca bir hastalık dönemi geçirdim ve 2 ay Yapika’dan uzak kaldım… Döndüğümde bahçede tutunan sadece 1-2 çiçek kalmıştı..

 

 

 

Sonra yeniden kolları sıvadım, bahçeyi daha bir korunaklı hale getirdiğimi düşündüm, etrafı azıcık kapattım daha doğrusu kapattığımı sandım ama kediler için yeni yollar bulmak zor olmadı J Bu sefer yeni çiçekler ektim o çiçeklerin dibine taşlar yerleştirdim kedicikler eşelemesin diye… Oh artık rahatım derken bahçenin aslında güneşle ilişkisinin pek de iyi olmadığını fark ettim, büyük bir bölümü büyük ağaçlar yüzünden güneş almıyor bahçenin ve benim sevdiğim- seçtiğim pek çok bitki güneşi severmiş meğer… Böylece ufacık ufacık kaldılar, büyümediler yeni çiçeklerim…

 

Büyümediler derken buraya bir parantez açayım, bahçedeki çiçeklerim büyümezken içerdeki çiçeklerim baya keyifliydi ve onlar da hızla büyüdüler… Meğer büyümeyen bahçe kadar büyüyen bitkiler de bir problemmiş, çünkü büyümeyi de kontrol etmek gerekirmiş… Çok sevdiğim bir güzelim sukulent hem büyüdü hem de yavrular verdi, ben onu olduğu gibi bırakırsam her şey yolunda gider sandım, oysa pek öyle olmadı, yavrular büyüğü sıkıştırdı, onları ayırmadığım için hem formu bozuldu hem de zayıflamaya başladı ben onu öyle üzgün gördükçe suladım– ki bu da başka bir yanlışmış - ve sonunda onu da yavruları da kaybettim…

 

Ve güzel bahçemi yazın biraz emanet bırakmak zorunda kaldım, başlangıçta her şey iyiydi arada gelip sulamak yetiyordu ama İzmir sıcağının acımasız haftalarından bir ikisinde orada olamadığım için bir anda yine yitip gitti çiçeklerin çoğu…

 

Şimdilerde bir üçüncü kez kuruyorum bahçeyi, önce duvarları boyadım, bir temizlik yaptım… Sonra ağaçları budadık, güneş ışığını ve havayı arttırdık. Bu sefer ufak ufak gidiyorum. Daha sık bitki ekiyorum yayılıp toprağı kapasınlar ve kedilerin ilgisini çekmesinler diye… Komşum geçiş yollarını da azıcık değiştirebileceğimiz çitler için söz verdi, onu bekliyorum…

 

Ve biliyorum ki bu bahçede hayalimdeki gibi olmayabilir, yine yitip gitmesi bile mümkün… Ancak çok şey öğrendim bu süreçte, hem bahçeye hem de denemeye dair… Biliyorum ki Yapika’nın bu bahçesinde olmasa bile bir gün yaşatabileceğim bir bahçe kurabilirim. Belki bir sonraki, belki iki ya da üçüncü denemede…

 

Biliyorum ki bir tohumun filizlenmesi, bir filizin büyüyüp güçlenmesi oldukça zaman alıyor ve büyük bir özen istiyor. Ama sabırla ve özenle büyüdüyse, serpildiyse filiz bu defa hızla büyüyor ve yayılıyor, kökleniyor, çiçekleniyor… Ve o zaman da yine dikkat istiyor, diğer filizlere, çiçeklere yer açmak için nasıl ve nereye doğru büyümesini istediğinizi iyi bilmeniz, iyi yönetmeniz gerekiyor.

 

Yine öğreniyorum ki sizin yaptıklarınız kadar koşulları iyi gözlemlemeniz ve değerlendirmeniz de önemli o tohumun filizlenmesi ve çiçeklenmesi için…Rüzgarı, güneşi, yağmuru, kuraklığı, kedileri hesaba katmazsanız, yine hüsran bekliyor olabilir sizi…

 

 

Bahçeden anlatıyorum bunları ama aslında bahçe kadar Yapika’nın ilk yılının da hikayesi bu… Yapika bir yıl önce bir tohumdu, şimdiyse belki anca ilk 2 yaprağını vermiş bir filiz… Bu süreçte, bazen rüzgarla yerinden savruldu, bazen kediler eşeledi, arada güneşsiz, susuz kaldı, sonra güzel bir yer buldu kendine çatlama cesareti gösterdi, şimdi filizleniyor, köklerini salıyor sapasağlam ve çiçeklerinin heyecanını taşıyor minicik yaprakları…

 

Ben de onunla büyüyorum gün be gün, Melis’ten sonra bir hayale annelik etmenin deneyimini yaşıyorum bu kez… Karanlıkla aydınlık, yorgunlukla umut iç içe…

 

Yeni bir yıla doğru adım adım ilerlerken, sizler de bir bakın derim, hayal bahçenizde hangi tohumlar var, hangileri büyütmeye, onlarla zorlu ama keyifli bu yolcuğa çıkmaya hazırsınız…

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Son Yazılarım
Please reload